tıkanan bir şiiri hamdiye devrettim
sırtındayken ben matbaadaki tank ile
devirmiştim sovyetleri
ve bir kaç çuval inciri de
bir kaç çiçek aldım
adının altını özellikle çizdim
biraz gül istedim yatağının altına gizlendim
tekrarımın tekrarını “sadece” senin anlayacağın
bir baba anne tarifiyle belirttim
kafandaki çukura yayılsın diye not etmedim
aradığınız numaraya..
hiç kimsenin öpülmediği duraklarda bekleyip
otobüslere yetişmeni bekledim
merhaba ben seni çok öz..
sıkıldık artık bu serbestlikten
benim sorunum kafiyeyle değil
allaha laf yetiştirmeden nefes veremiyorum
1:43 am • 19 May 2013 • 2 notes  
 kardeş size by
0:49 am • 19 May 2013 • 11 notes  
 gecenin bildirimi bu olacak sanırım
çünkü bu gece bir şiir kitabı çıkartabilirim
0:47 am • 19 May 2013 • 5 notes  
 şimdi üç beş basit cümle kuracağım. maddeler halinde. sonra. gidiyorum bu*
- sevilmesi zor biri değilim ama sevilince sıkıcı oluyorum.
- gezegenin en “duygusal” erkeği olarak davranmakta hiçbir şaire ödün vermiyorum.
- bir şeylerin yüzüme kapatılmasını hala sevmiyorum.
- hala kelimesinin anlamını anlatamıyorum.
- şiir de yazamıyorum.
- en iyisi mi.
- siz beni bırakmadan.
- ben şöyle.
- şu karanlık köşeye.
- işte yanımda hamdi de vardı.
0:34 am • 19 May 2013 • 7 notes  
 
kaldırabilirim diyenler 1
kaldıramaz ölürsün diyenler layk
0:30 am • 19 May 2013 • 7 notes  
 0:14 am • 19 May 2013 • 6 notes  
 fikret kimdir?
belki yakında. belki hiç ortaya çıkmayacak.
23:54 pm • 18 May 2013  
 dengede durmamak istiyorum. karşıma koyduğunuz ağırlık hafifliğimden yerin dibine girsin istiyorum. rüzgar suratıma çarpmadan yere ineyim. bu şehre yağmur yağmasını özledim ama tek başıma ıslanmak istemiyorum.
her şey bir yaratandan geliyorsa bencillik de yaratandan gelmiştir. ben bir bencil yaratıcıyı sevemem. bunları yazmak istemiyorum çünkü varlığımın yüzde birini dahil ilgilendirmeyen şeyler gözüyle bakıyorum artık devlete ve allaha.
tamamlanma yarışından çekiliyorum çünkü benim için zaten dolu. görüş açımda kolaylık sağlayacak bir yere oturup biraz izlemek istiyorum. ders çalışanları ve iki saat takan adamı izlemek istiyorum. bunları yalnız da yaparım elbet ama. hadi kabul edelim. sıkılmadık mı kendimizden?
ben kendimden çok sıkıldım.
23:22 pm • 18 May 2013 • 4 notes  
 20:48 pm • 18 May 2013 • 2 notes  
 
ev hediyesi istiyorum eğer geleceksen. lütfen. pls. ty.
(Source: busterjustis)
19:02 pm • 18 May 2013 • 5 notes  
 önüne koyup tekrar karıştırıyor. cebinden bir yüzük çıkarıyor. kendisi için değil. iskambil kağıtları nereye kayboldu? aklım çıldırayazıyor. “yine döktürmüşsün”
kusamam çünkü içim seninle dolu. yok oluşunun can sıkıcı durum oluşturmasından öte gelen güneş tutulması. güneşin varlığından haberi olmadığı oğlu ve gelini. fotoğraf çekilmek için çıkartılan tabancanı yerine koy çünkü patlama olasılığı perde düşme hızından daha hızlı ki bu da çok hızlı demek. otomatik döner kesen aletin mekanizması üzerine konuşan mühendislerin yemek yediği döner salonunda patlayan tüp. aygazın gürültü kirliliğiyle savaşan sesli reklamları.
başarısız geçen telefon görüşmeleri ve nane nefesli bir kadının yapıştığım dudakları. rüzgar içime üflüyor ve bu metroda yeteri miktarda hava yok. kargalar üstümde kanatlarını açıyor. ve uçurtma uçuran çocukları izliyorum. ben uçurtma uçuramayan bir çocuktum. işte bu yüzden. bu yüzden işte.
annem beni hiç sevmedi.
18:18 pm • 18 May 2013 • 2 notes  
 zindanım sarsıldı.
farkında bile olmadan bütün “var oluş” umudunuzdan vazgeçersiniz. var olmak için çabala koşturmasında bu hiç bitmeyecek sonsuz şiirinizde o kadar oyalanırsınız ki şansınızın çoktan bittiğini göremeyecek kadarsınızdır. göremeyecek kadar kör.
yaktığım kağıtları sorumsulusu benim. hesabını verecek olan da benim. yukarı çıkacağım ve yakacağım. korktuğunu hissediyorum çünkü herkes gözlerini kırpar. orada ne gördüğünü biliyorum çünkü uzun zamandır gözlerim kapalı hile yapıyorum.
bugüne kadar her şeyin söylenildiğini ve her şeyin yapıldığını düşünün. şimdi oyunun kurallarını yakıyorum. çünkü ben daha söylemedim. ve eğer ben bağırmadıysam her şey söylenmemiştir. çünkü o düşen elma sadece intihar etmiştir. ve elektrik edison’un zihnine çarpan bir maddeden öde dahi değildi. “çöktüm”
“uzaklaşmak doğaldır. bunun için üzülme çünkü etrafa saçılan aile bireylerinin her biri kendi ailesini kurmaya gidecekti.” cümle bitmemişti. çünkü her birinin kendi ailesi yıkılacaktı. bazen çok ölümlüydün çünkü.
beyin her şeyi tüketir. zihnimin zindanıyla savaştım ve kazandım. ve kazanmam kaybetmemi sağladı. zarlara dokunmadan attım ve yanlış hamleyi düşünerek yaptım.
her şey söylenmedi.
15:50 pm • 18 May 2013 • 2 notes  
 ellerimle ayırabileceğim kadar parçalara ayırıyorum. ve bırakıyorum. en iç noktasına kadar yanışını ve çıkardığı sesi hayal ediyorum. canım acımıyor. hile yapıyorum.
topluyorum ve bırakıyorum. sapasağlam göründüğü haldeyken acılar içinde olduğunu biliyorum ve farkında olamayacaksınız. çünkü hile yapıyorum.
aşamayacağınız duvarlar inşa ettim çünkü geçemeyeceğinize söz verdiniz. sözünüzü bozmaya kalktınız. kendinizden büyük duvarlara asla söz vermemeliydiniz. çünkü hile yapıyor-d-um.
hepimizden biri ölecek ve dahi ben sona kalacağım. çeşitli kuşlar ve etçil hayvanlar düşünmeden parçalayacak eti. peki ya ruhun kaçma şansı var mıdır? ruh’u program listesinden çıkardım çünkü hile böyle yapılır.
benimle beni karşılaştırdığınızda ortaya kötü şeyler çıkar. sıkıcı olmamak için çalışıyorum. umurumda olmamak için çok çalışıyorsun-uz. burada hüküm süren bir şeyi yıkamayacağınızdan zarar dahi veremeyeceğinizden bahsediyorum ve bu.
garip.
 